Neden Kurtlar, Neden Kadınlar?


1 sene oldu.
Bu kitapla, kadınlarla çalışmaya başladığımdan beri,
40’a yakın buluşma,
Bir kaç yüz kadın…

Sık sorulan sorular var.

Bunlardan ilki. Neden kadınlar?” (Erkekler insan değil mi? Ayrımcılık mı yapıyorsunuz?)
Iıh.

Clarissa P. Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın giriş yazısında şöyle açıklar:


“Son bir kaç nesil insanlık kadının çocuksulaştırıldığı ve mal muamelesi gördüğü bir zamanda büyüdü. Ruhsal yaralanmalarına sinir krizi dendi. Sımsıkı korselere ve edepli, zarif, güzel görünme mecburiyetine hapsedildiler.”

Ben pratikte:

Erkekler gelemez, demedim.
Öyle ya da böyle olsun diye planlanlamadım. Kendiliğinden gelişti. Bir kere, bir erkek insan geldi, bir edebiyat öğretmeni. Bir daha gelmedi. Sonra baktım ki buluşmalar “kadın çemberleri” yani kadınca paylaşım alanına dönüştüler. Bu hali sevdim.

Ben teoride:

Kendi doğamızdan ayrı düştükçe, Toprak Ana’dan ayrı düştük. Kendimizin ve gezegenin döngülerinden uzaklaşıyor ve hızla bir yıkıma doğru gidiyoruz. Gezegenin ruhu, toprak ana çocuklarını geri çağırıyor. Yuvayı dişi kuş yapar, gezegen yuvamız. Önce dişi kuşların bu ruhsal bağı hatırlaması gerekiyor. İlk çağrı bize. Erkekler takip edecekler.

Sorulmayan ama önemli bir soru.

“Neden kurt?” ( Kurtlarla koşmak ne demek?)

Ben:

Hatırlamak demek.


Sadece görüntünün, görevlerin, sorumlulukların, bize biçilen rollerin, beklentilerin ötesinde birer yaratık olduğumuzu. Kalbimizi duyabileceğimizi, bedenimizi dinleyebileceğimizi, kendi özgün halimizle var olmak, oynamak, avlanmak, yaratmak, sınır koymak ve talep etmek için kimseden izin almamız gerekmediğini… Kum taneleriyle, yıldızlar arasında bir yerde, o yere bağlı, var oluşun belki küçük, kapladığı yer kadar önemli bir tezahürü olduğumuzu hatırlamak.

CPE: “Sağlıklı kurtlar ve kadınlar belirli karakteristikleri paylaşırlar. Keskin bir duyarlılık, oyuncu bir ruh ve yoğun bir kendini adama kapasitesi. Ancak ikisi de sürekli avlanmış, taciz edilmiş, yanlış şekillerde tanımlanmıştır.”

Özet: Kurt, kadın, kitap, çember… Her biri endüstriye uyumlanmış hayatları normal kabul eden kültürde, can olduğumuzu, öz olduğumuzu, kalp ve ruh olduğumuzu ve birbirimize bağlı olduğumuzu hatırlamak için vesile…


Aşk ile ❤️

Damla Çeliktaban

Yazar: Damla Çeliktaban

Sayısız kitap okudum, az buçuk gezdim. anne olduktan sonra oğlumu büyütürken kendimi de büyütmem gerektiğini idrak ettim. Türlü arayış yollarına düştüm, türlü hocalarla çalıştım. Clarissa P. Estes ile tanışıp, çalıştıktan sonra masalları, ruhsal harita olarak kullanmayı öğrendim; masal çemberleri kurarak çoğunlukla kadınlarla, nadiren de olsa erkekler ile “Kurtlarla Koşan Kadınlar” masalları çalıştım. Varlıklararasılığa, yeni hikayeye, Bir’lik bilincine, yaşamın her unsurunun Ruh’lu olduğuna inandım.
TÜM HAKLARI SAKLIDIR - Damla Çeliktaban