Kurtlarla Koşmak Ne Değildir?


Kurtlarla koşmak bu anlamda, kendini, aydınlık ve gölge yanlarınla araştırmak; Öz’den olan ve olmayan şeyleri birbirinden ayırabilmek, görünenin ardındakini görebilmek, severmiş gibi yapanı sevenden, iyi gelecekmiş gibi sunulan zehiri şifadan ayırt etme bilgeliğini araştırmaktır.

“İçgüdüsel doğayla yan yana olmak, dağılıp gitmek; her şeyi soldan sağa, siyahtan beyaza doğru değiştirmek; doğu ile batıyı ters yüz etmek; çılgınca ya da denetimsizce davranmak anlamına gelmez. Temel toplumsal ödevlerin bir kenara bırakılacağı ya da daha az insani bir hale gelineceğini de anlatmaz. Bunun tamamen tersidir. Vahşi doğa insanı büyük ölçüde bütünler” der C.P.Estes

Kendini, olduğun gibi, birileri tarafından söylenmiş ve senin içine yerleşmiş “yapamadın olmadı, beceremedin, yakışmadı, böyle yaparsan seni sevmem, böyle olursan bizden değilsin” diyen seslere önem vermeden, tüm yönlerinle idrak edip, onların sana ait birer parça olduğunu ve fakat onlardan öte, çok daha büyük bir düzene hizmet ettiklerini fark etmek demektir. Kendini, tüm parçalarında bir bütün olarak kabul etmeyi öğrenme yoluna hizmet eder. Elbette, kendini kabul eden, kendine şefkat gösterebilen, kendine merhametle yaklaşan insan ilişkide olduğu insanlara da böyle yaklaşabilir. 

Kendi yararına konuşmayı ve düşünmeyi öğrenmek, sezgi ve algıya güvenerek mümkün olduğunca yüksek bir bilinç düzeyine erişmek ve onu korumak demektir.

Vahşi Ruh’a yaklaşma gayreti senelerce, nesillerce, kadını toplumca ezberlenmiş, içi boşlamış, salt fonksiyonlara indirgenmiş, ruhsal bir varlık olarak doğuştan hakkı olan saygıdan ve öz değerden uzaklaştırmış sistemleri ortaya serer…

Etiketlerin, toplumsal rollerin, kolektifin yüzeysel konfor anlayışının ötesinde, kalbinin içine bakmaya, kendini, sınırlarını, hediyelerini, zayıflıklarını bilince çıkarmaya davet eder dinleyenleri…

Ruha yakın olmanın, daha tam, daha bütün, daha güçlü bir insani yaşam deneyimi sunduğunun altını çizer ve der ki: Ruhu bulamamışlar açlıklarını parayla, alkolle, türlü uyuşturucuyla, ilaçla, işkoliklikle, eşyayla, sevgi içermeyen cinsel ilişkilerle, maddi ve manevi enerjilerini tüketen türlü ikame ile doyurmaya çalışırlar. Ruh açlığı bunlarla doymaz. 

Kendini bilen, yaradılışı bilir!

Kurtlarla Koşmak, Varoluş Süreci, Şimdiki Zaman Farkındalığı, Bilinçli Farkındalık, Aşk yolunda yürümek, Hakikati aramak, evrenin, dünyanın, bedenin döngülerinin farkına varmak, bunlara uyumlanarak kendimizin ve bizden sonra gelecek nesillerin iyiliğine gayret etmektir. Ruhsal yaralarını fark etmek, onlara şifa aramak ve bu yolla sonraki nesillere aktarmamaya niyetli olmaktır. 

Bilinçli bir uğraştır.

Bu bağlamda kalpten, candan, hakiki, yaratıcı, özgün ve özgür olan her ilişki türü zaten Vahşi Ana’nın, Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın menzilindedir. Bu ilişkilerin, insanın insana en güzel ayna olduğunu, sevgilinin, dostun, yoldaşın gözünde kendini bir halde görmeyi; o gördüğün hali çok sevmeyi, ona tutunmayı, onu beslemeyi, ondan beslenmeyi önerir…

Aşk’ın, yaradılışın özü olduğunu bilir.

İnsanoğlunun büyük harf ile AŞK’a varmasının yolunun küçük harfli aşktan geçtiğini, bu iki kapıdan geçenin kendi kalbindeki, varlığının çekirdeğindeki kora; kalbin nurunda yanan aşka varacağını söyleyen türlü kadim öğretileri kendine şiar edinir…

Kurtlarla koşmak; içindeki aşkı bulabilecek derinliğe erebilmek için bir yol yordam sadece. Türlü kadim bilgiden, bilgelikten beslenen, kalbe, öze, varoluşa varan bir yöntem…

Masallar,

Ruha davet eder okuyanı.

Ruh, özdür.

Ruh, tahrip edilemez olandır.

Kendi ruhunu idrak eden yanındaki sevgiliyi de değiştirmeden, olduğu gibi, olduğu kadar haliyle sevmeye bir adım daha yaklaşır.

Gerçek bir sevgi ilişkisinde şart, şurt koşul olmadığını; bir insanı sevmenin onun eşi olmanın onu törpülemek ve bir kaba sığdırmak, o kaba sığması için yonttuğun tüm özelliklerini karanlık bir odaya tıkıp kanamaya bırakmak olmadığını anlatır. Hakiki ve besleyici sevgi ilişkisinin kendinin ve diğerinin hakikatini kabul etmekten geçtiğini…!

İskelet kadın masalında dendiği gibi:

“Sevginin basit bir ego zevkinin ürünü olan bir flört ya da kovalamaca değil, dayanıklılığın psişik gücünden oluşan gözle görülür bir bağ, cömertlik ve sadeliğe, en karmaşık ve yalın günlere ve gecelere egemen olan birlik anlamına geldiğini görmemiz gerekir. İki varlığın birleşmesi başlı başına bir şamanik büyü olarak görülür. Her iki taraf da, potansiyel güçlerini bu ilişki sayesinde tanıyabilir.”

Kurtlarla Koşan Kadınlar demek, peri masallarının bilgeliği vasıtasıyla kendi öz doğasına yaklaşmak isteyen, daha çok sevmek, daha çok sevinmek, daha çok yaratmak, üretmek, üzülünce çekinmeden ağlamak, acı çektiği zamanlarda acısını asaletle taşımak, yardım isteyene el uzatmak, sessizlikten zevk almak, nefesini bir yoldaş olarak benimsemek, bedenine bir tapınak gibi özen göstermek, içindeki kaynağı beslemek, ondan beslenmek ve onu yaymak demektir.

Rüyaların dilini çözmek,

Hayatın belirsizliğinin içinde zevk ile akmak,

Akışa bırakmaktan zevk almak,

Güvenmek, sahte korkulardan, kaygılardan kurtulup özgürleşecek kadar güvenmek demektir.

Vahşi Ana,

Günün ve gecenin anası,

Yaşamın ve Ölümün dansı,

Soluk,

İçimizdedir,

Ve bunların her biri bir şarkıya dönüşür zamanla,

Dans eden kadınlara dönüşür Kurtlarla Koşanlar,

Kurt, ihtiyaç olduğunda göreve çağırılmak üzere, geceleri bizi korumak üzere, duyamadığımız kadar uzakları duymak, göremediğimiz kadar uzakları görmek üzere kapımızın önünde nöbet bekler.

Biz severken, ağaç dikerken, hayallerimizi gerçekleştirirken, kendi içimizdeki gücü keşfedip bunu hayatın hizmetine sunarken kapıda bekler kurt… Onu bir kere bulduktan, anladıktan, öze doğru onunla birlikte koştuktan sonra; biz kendimizi bulduktan sonra, kurdun işi kapıda beklemektir.

Ötesi komple AŞK…

UUuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu 

Ya da

HUUUUUU!!!!

Damla Çeliktaban

Yazar: Damla Çeliktaban

Sayısız kitap okudum, az buçuk gezdim. anne olduktan sonra oğlumu büyütürken kendimi de büyütmem gerektiğini idrak ettim. Türlü arayış yollarına düştüm, türlü hocalarla çalıştım. Clarissa P. Estes ile tanışıp, çalıştıktan sonra masalları, ruhsal harita olarak kullanmayı öğrendim; masal çemberleri kurarak çoğunlukla kadınlarla, nadiren de olsa erkekler ile "Kurtlarla Koşan Kadınlar" masalları çalıştım. Varlıklararasılığa, yeni hikayeye, Bir'lik bilincine, yaşamın her unsurunun Ruh'lu olduğuna inandım.
TÜM HAKLARI SAKLIDIR - Damla Çeliktaban